Marka tescil başvurusu, markayı adına tescil ettirmek isteyen kişi tarafından bizzat
veya marka vekilleri aracılığıyla gerçekleştirilir. 6769 sayılı SMK’nın 3.maddesinde
korumadan yararlanacak kişiler: “Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, Türkiye Cumhuriyeti
sınırları içinde yerleşim yeri olan veya sınai ya da ticari faaliyette bulunan gerçek veya tüzel
kişiler, Paris Sözleşmesi veya 15.4.1994 tarihli Dünya Ticaret Örgütü Kuruluş Anlaşması
hükümleri dâhilinde başvuru hakkına sahip kişiler, Karşılıklılık ilkesi uyarınca, Türkiye
Cumhuriyeti uyruğundaki kişilere sınai mülkiyet hakkı koruması sağlayan devletlerin
uyruğundaki kişiler, yararlanır” denilerek sıralanmıştır.
Ayrıca SMK’nın 11/2 fıkrasında “Her başvuruyla sadece bir markanın tescili talep
edilebilir” denilerek bir başvuru ile birden çok marka için tek başvuru yapılamayacağı, her
marka başvurusu için ayrı ayrı başvuru yapılması gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Marka tescil başvurusunu hem gerçek kişiler hem de tüzel kişiler yapabilirler (SMK
md. 3/1-b ve SMK Yön. Md. 3/1-g) .Marka sahibi olabilmek için ticari işletme ya da tacir
olma şartı bulunmamaktadır. Örneğin kamu görevlisi veya üniversite öğrencisi (ülke
vatandaşı olan) marka başvurusunda bulunabilir.
Marka tescil başvurusunda bulanabilmek için markanın kullanılıyor olması şart
değildir. 4 Ticaretle bağlantılı Fikri Mülkiyet Anlaşmasında (TRIPS) bu konuda üye devletlere
izin vermiştir 5 ,ancak ülkemizde böyle bir zorunluluk getirilmemiştir. Ancak TRIPS
Anlaşmasına göre tescil edilmiş bir marka, mal ve hizmet konularında beş yıl süreyle
kullanılmazsa üçüncü şahısların markanın iptali için dava açma hakkı doğacaktır. Aynı
zamanda ihlal yargılamalarında “kullanmama def’i “ile karşı karşıya kalınacaktır.


